21 Nisan 2014 Pazartesi

NİSAN ENERJİLERİ – KEMERLERİNİZİ BAĞLAYIN!

530374_180377308769167_2049197049_n

NİSAN ENERJİLERİ – KEMERLERİNİZİ BAĞLAYIN!

Patricia Cota-Robles
 Nisan 2014
Bu yılın başında Aydınlanmış Hakikat Alemlerindeki Işık Varlıkları tarafından 2014′ün diğerlerine benzemeyen bir yıl olacağı söylendi. Bunun önemsiz bir şey olmadığı görünüyor. Bu yıl tüm Cennet Topluluğunu ve Dünyadaki her erkeğin, kadının ve çocuğun BEN’İM Varlığını kapsayan Güçlü Işık Aktiviteleri gerçekleşti. Bu olaylar İnsanlığı etkiliyor ve Dünyayı Işığa ilerletiyor. Bu olayların sonucu İnayetten düşüşümüzün ters etkilerini tersine çevirmeye yardımcı oldu, buna ayrılık ve dualitenin yanılsamasına düştüğümüzde İnsanlık ve Elemental Krallık arasında yaratılan bölünme de dahildir.
 
Düşüş” ile gerçekleşen en trajik şeylerden biri, Elemental Krallık ile ilişkili İlahi Zekanın farkındalığını kaybetmiş olmamızdır. Düşüncelerimiz, hislerimiz, sözlerimiz ve eylemlerimizin yanlış kullanımı ve cehalet ile bilmeyerek yarattığımız kaosun ortasında parçalanmış ve korkuya dayalı insan egomuz, Dünya’nın, İnsanlığın kullanma ve suistimal etme hakkı olduğu cansız bir nesne olduğu hatalı hükmüne vardı. Bu Gezegene çektirdiğimiz zulümlerden çoğu bu çarpıtılmış inanç sisteminin sonucudur. Hastalık, yaşlanma, dejenerasyon, açlık, vebalar, öldürücü salgın hastalıklar ve sert iklim koşullarının hepsinin yoğun mutasyonları İnsanlığın düşmüş bilincinin yansımasıdır ve insan egosunun Elemental Krallığın farkındalığından yoksun olmasının sonucudur. Bildiğimiz şekliyle ölüm bile insan yanlış yaratımıdır ve Tanrı’nın orijinal İlahi Planının parçası değildir.  
Çok uzun zamandır İnsanlık kitlelerince Elemental Krallığın sadece bir fantezi olduğunu düşünüldü. Periyodik olarak elementlerin ve doğanın içindeki İlahi Zekanın realitesine uyanan gruplar ve kültürler oldu, ama çok nadirdi. Şimdi, dünyanın şimdiye dek bildiği en büyük enerji, titreşim ve bilinç değişiminin ortasındayız, ama bu İnsanlığın ve Elemental Krallığın bilinçli ve planlı işbirliği olmadan başarılamaz.
Tarih boyunca Dünya’da öğrenme deneyimlerini tamamlamış olan insanları duyduk, bu onların belirli bir ömrün sonunda Yükselişlerini elde etmelerini sağladı. En çok bilinen Yükselmiş Üstatlar İsa, Meryem Ana ve Saint Germen’dir. Onların Yükselişleri Evrim Spiralinde yükselmelerini ve kendi evrim süreçlerinin sonraki aşamasına devam etmelerini sağladı.
Şimdi sizler ve ben Yükselişimizin ortasındayız. Bu kez fark, Dünya’yı ve bu Gezegende evrimleşen TÜM yaşamı kendimizle birlikte götürüyor olmamızdır. Bir çok insanın geçmişte yaptığı gibi ölüm adı verilen süreçten geçtikten sonra fiziksel bedenlerimizi bırakmayacağız ve Yükseleceğiz. Bu kez fiziksel, eterik, zihinsel ve duygusal bedenlerimizin elementlerini karbon – bazlı gezegensel hücrelerden 5 nci Boyutsal Kristalin – bazlı Solar Işık Hücrelerine dönüştüreceğiz. Ayrıca Dünya Ana’nın bedenlerindeki fiziksel, eterik, zihinsel ve duygusal katmanları oluşturan elementleri Yeni Dünya ile ilişkili Solar Işık Hücrelerine dönüştüreceğiz. Bu, evrim sürecimizin sonraki aşamasına başlarken, bu Gezegende evrimleşen değerli Yaşam enerjisinin her parçacığının ve dalgasının Evrim Spiralinde Yükselmesini ve Yeni Dünya ile Bir olmasını sağlar. Her birimizin kavramasının çok önemli olduğu şey, Yeni Dünya’ya Yükselişimizin Elemental Krallığın işbirliği ve yardımı olmadan gerçekleştirilemeyeceğidir.
Bizler bu Yükseliş sürecinde ilerlerken, gerçekleşmekte olan şeyin büyüklüğünü tam olarak anlamak için, Elemental Krallığa yeniden uyumlanmalıyız ve bu Varlıkların Yaradılışın Özünden ilk nefesimizi aldığımızdan beri Tanrının Oğullarına ve Kızlarına özveriyle hizmet ettiklerini hatırlamalıyız.
Dünyada evrimleşen üç Yaşam dalgası vardır. Tanrı’nın Oğulları ve Kızları olarak sizin ve benim ait olduğumuz İnsan Krallığı, bir çoğumuzun farkında olduğu ve gereksinim zamanlarında çağırdığı Melek Krallığı ve Tanrı’nın Nedensel Bedeninden biçimlenmemiş ilksel Işık maddesini çeken ve toprak, hava, ateş, su ve eter elementlerini tezahür ettiren İlahi Zeka olan Elemental Krallık; bu elementler İnsanlığın Dünyasal Bedenlerini, Dünya Ana’nın bedenlerini ve Elemental Krallığın parçası olan bitki ve hayvan krallıklarının bedenlerini yaratmak için kullanılır.
Elemental Krallık aynı zamanda İnsanlığın özgür irademizin ve yaratıcı düşünce ve his yeteneklerimizin kullanımı vasıtasıyla her gün yarattığı düşünce formlarına ve duygulara toprak, hava, ateş, su ve eter elementlerini yansıtma sorumluluğu verilen İlahi Zekadır. Elemental Krallığın formun fiziksel dünyasında düşüncelerimizi ve hislerimizi tezahür ettirmesi olmadan, Dünyada yaratmakta olduğumuz şeyin sonuçlarını deneyimleyemezdik. Her düşünce, his, söz ve eylem ile yarattığımız şeyi deneyimleyerek, yaratımlarımız hakkında neyin sevgi dolu olduğunu, neyin sevgi dolu olmadığını öğreniyoruz. Adım adım, Baba – Anne Tanrımız ile birlikte yaratıcılar olmayı öğreniyoruz ve İlahi Potansiyelimizi gerçekleştirmeyi öğreniyoruz.
Çağlar önce Dünyadaki konukluğumuza başladığımız zaman, her birimize tüm Yaşamlarımız boyunca bizimle kalmaya gönüllü olan bir Elemental Varlık tahsis edildi. Bu Varlık Beden Elementalimiz olarak bilinir. Bu İlahi İşbirliğinin amacı Beden Elementalimizin özgür irademizle her gün ifade ettiğimiz düşünceleri ve hisleri tezahür ettirerek Baba – Anne Tanrımız ile birlikte yaratıcılar olmayı öğrenmemize yardımcı olmasıdır.
Bizler için orijinal plan Tanrı’nın Nedensel Bedeninde tüm mükemmellik kalıplarını gözlemekti ve sonra eşsiz algımız ve eşsiz düşünme ve hissetme şeklimizle Kutsallığın daha önce bilinmeyen ifadelerini yaratacaktık. Bu, Dünyada Cennet Krallığını genişletecekti ve Baba – Anne Tanrımız ile birlikte yaratıcılar olmayı öğretecekti. Maalesef, ayrılık ve dualitenin felç edici pençesine düştüğümüz ve korkuya dayanan insan egolarını geliştirdiğimiz zaman her şey değişti. Bu noktadan sonra, Dünyada Cenneti yaratmak yerine, her türde acı ve ıstırap yaratmak için özgür irademizi, düşüncelerimizi ve hislerimizi kullandık. Bu trajik oluşla, Beden Elementalimiz ve toprak, hava, ateş, su ve eter elementleri ile ilişkili Elemental Varlıklar sadece İnsanlığın fiziksel, eterik, zihinsel ve duygusal bedenlerinde değil, aynı zamanda Doğa Krallığında ve Dünya Ananın Bedenlerinde de yoğun mutasyonlar yaratmaya zorlandı. Bu mutasyonlar bu Gezegende acı ve ıstırabın her bir akla gelebilecek formu şeklinde tezahür etti ve şimdi de tezahür ediyor.
Şimdi bu Kozmik Ana hızlı ileri saralım. 5 nci Boyut Yeni Dünyasının sonsuz mükemmelliğine Yükselmenin ortasındayız. Ama, Yeni Dünyanın mükemmellik kalıplarına başarıyla Yükselmemizin ve canlı sağlık, ebedi gençlik ve ışıldayan güzellik yaratmamızın TEK yolu İnsanlık ile Beden Elementallerimizin aramızdaki bölünmeyi iyileştirmek ve bilinçli seviyede işbirliği yapmaya başlamaktır. Bunu yapmanın en hızlı ve en etkili yolu HEPİMİZİN insan egolarımızı aşması ve BEN’İM Varlığımız ile ilişkili olan Mesih Bilinci seviyesinden işlev yapmaya başlamasıdır. 21 – 22 Aralık 2012′de Yeni Dünyanın doğumundan bu yana gerçekleşmiş olan mucizelerden dolayı, bilincin değişimi önceden başladı ve hayal edebileceğinizden çok daha kolay olacak.
Nisan 2014 ayı sırasında, amaçlarımızı mucizevi gibi görülecek şekillerde başarmamıza yardım edecek olan benzeri görülmemiş bir Işık akışı alıyoruz. Siz aşağıdaki sözcükleri okurken, bilişimizin ötesinde güçlü olduğunuzu ve bu ay İnsanlığa yaşam dönüştürücü bir fırsat sunulduğunu BİLİN.
2014′te şimdiye kadar gerçekleşmiş olan Işık Aktiviteleri ile, epifiz ve hipofiz bezlerimiz çağlar önce İnayetten düşüşten bu yana deneyimlemiş olduğumuz en  yüksek frekansa aktive oldu. Bu aktivasyon İnsanlığı Mesih Bilincinin  daha yüksek haline yükseltti ve BEN’İM Varlığımıza fiziksel, eterik, zihinsel ve duygusal bedenlerimizde gerçekleşmekte olan İlahi Simyaya direkt erişim sağladı. Bu İlahi Simya karbon bazlı gezegensel hücrelerimizi kademli olarak 5 nci Boyut Kristalin bazlı Solar Işık Hücrelerine dönüştürüyor. Bu dönüşüm BEN’İM Varlığımızın ve Beden Elementallerimizin müdahalesi ile gerçekleştiriliyor. Bu Işık Aktivitesi Mart Ekinoksunda gerçekleşen Işık Akışıyla gerçekleşmiş olan şaşırtıcı olayın yolunu açtı.
Ekinokslar Dünya’da gün ve gecenin dengeli olduğu anı yansıtır. Aynı zamanda Baba – Anne Tanrımızın Nefes Alışının ve Nefes Verişinin mükemmel dengeye getirildiği Kozmik Anı yansıtır. 20 – 21 Mart 2014′te Ekinoks gerçekleştiği zaman, İnsanlık BEN’İM Varlığımızın epifiz ve hipofiz bezlerimiz vasıtasıyla sağ ve sol beyin yarıkürelerimize Baba – Anne Tanrımızın Kutsal Nefesini üflemesini sağlayan Mesih Bilinci seviyesinde titreşiyordu. Tanrı’nın Kutsal Nefesinin bu akışı fiziksel beyin yapımızı yeni bir denge seviyesine getirdi.
Bu gerçekleştiğinde, Tanrı’nın Eril ve Dişil Kutuplulukları İnsanlığın omurga sütunlarına aktı, sinir sistemimizi yeniden ayarladı ve kuvvetlendirdi. Bu süreç omurgamıza, çakra sistemimize akupunktur meridyenlerimize ve Dünyasal Bedenlerimizin atom altı parçacıklarına ve enerji dalgasına akan Işık şaftını genişletti.
Her insanın BEN’İM Varlığı ve Beden Elementalinin işbirliği ile gerçekleşmiş olan bu olayla, İnsanlık şimdi 5 nci Boyut Kristalin Solar Işığının yüksek frekanslarına öncesinden daha fazla dayanabilir ve özümseyebilir. Bu, karbon bazlı gezegensel hücrelerimizin sonsuz mükemmelliğin Kristalin bazlı Solar Işık Hücrelerine dönüşümünün İlahi Simyasını büyük ölçüde hızlandırıyor.
Yeni Dünyayı doğurmuş olduğumuz bu Gezegende ortaya çıkan mucizeleri kavramanın zor olduğunu biliyorum. Bu özellikle doğru, çünkü iyileşmesi ve Işığa dönüştürülmesi için eski Dünyadan yüzeye çıkan kaosu hala görebiliyoruz. Ama sizi temin ederim, BEN’İM Varlığınız ve Beden Elementaliniz kalbinizde ve zihninizde gerçekleşmekte olan Mesih Bilincine mucizevi geçişin çok farkında. Bu geçiş insan egosunun neden olduğu, Beden Elementalleri ile aramızdaki bölünmeyi iyileştirmekte büyük rol oynuyor. 
İnsanın Dünyada gerçekleşmekte olan mucizelerin ne kadar farkında olduğuna veya ne kadar habersiz olduğuna bakmaksızın, her birimiz Yeni Dünyanın frekanslarına ilerliyoruz. Geriye dönüş yok. Şimdi İnsanlık, Beden Elementallerimiz, Elemental Krallık ve Dünya Nisan 2014′te kutsanacağımız Işık akışlarından şaşırtıcı şekillerde faydalanma pozisyonunda. 
Her yıl, Mart Ekinoksunu takiben Yeniden Diriliş Alevi muhteşem Işığıyla Dünyayı yıkamaya başlar. Bu, Yaşamı düzelten ve uyuyan Elemental Krallığı uyandıran, Tanrı’nın Kalbinden gelen Kutsal Ateştir. 2014′te önceden gerçekleşmiş olan değişimler nedeniyle, Baba – Anne Tanrımızdan gelen bu Armağan bizleri önce olduğundan çok daha güçlü şekillerde yükselterek İnsanlığı, Beden Elementallerimizi ve Elemental Krallığı kutsayacak.
14 – 15 Nisan 2014, her zaman Mart Ekinoksunu izleyen ilk Dolunay olan Hamursuz (Musevilerin bayramı) Dolunayı deneyimleyeceğiz. Bu yıl Hamursuz Dolunayında tam Ay Tutulması ile kutsanacağız. Tutulmalar Dünyayı ve onun tüm Yaşamını, düşüncelerimiz, hislerimiz, sözlerimiz, eylemlerimiz, inançlarımız ve anılarımızla güçlendirdiğimiz her neyse onları büyük ölçüde büyüten Işık frekanslarında yıkayan göksel hizalanmalardır. Yaşamlarımızda yaratmak istediğimiz şeye odaklandığımız sürece ve istemediğimiz şeylere odaklanmadığımız sürece, Tutulmalar büyüme ve dönüşüm için mükemmel fırsatlardır. Bu Tutulma en yüksek hayrımıza artık hizmet etmeyen her şeyi salıvermek ve bırakmak için üssel olarak güçlü bir zaman olacak ve bizlere Yeni Dünyanın mükemmellik kalıplarını, Dünyasal Bedenlerimizde gerçekleşmekte olan İlahi Simyayı ve umutlarımızın, hayallerimizin, vizyonlarımızın ve kalbimizin arzularımızın hepsini güçlendirmek için şaşırtıcı bir fırsat sağlayacak.  
20 Nisan’da tüm dünyada milyonlarca insan İsa Mesih’in Dirilişini kutlayacak. Paskalya her zaman Mart Ekinoksundan sonraki ilk Dolunayı izleyen ilk Pazardır. Paskalya Sabahında dikkatlerini İsa’nın Dirilişine odaklayacak olan milyonlarca insan İnsanlığın Bilincinin kollektif Kasesini oluşturacak. Bu Işık Kadehi açık bir portal sağlayacak, bu portaldan kendi BEN’İM Varlığının İlahi Müdahalesiyle Dünyadaki her insanda ortaya çıkan Mesih Bilincine geri dönüşü hızlandırmak üzere Tanrı Işığı akacak. İsa’nın 2 nci Gelişiyle anlatılmak istenen budur.  
İnsanlığın Mesih Bilincine geri dönüşü, kişinin dini bağlarına veya Tanrıya inanıp inanmamasına ya da yüksek bilinç seviyesi potansiyeline bakmaksızın gerçekleşiyor. Bu, İnsanlık Ailesindeki tüm kardeşlerimizin BEN’İM Varlığı vasıtasıyla gerçekleşiyor, çünkü hepimiz BİR’iz ve ayrılık yoktur.
“BEN BEN’İM Varlığımım ve TÜM İnsanlığın BEN’İM Varlığı ile BİR’im. Ben yükseltilirken TÜM Yaşam benimle birlikte yükseltiliyor. Ve öyledir.”
İsa’nın gerçekten çarmıha gerilip gerilmediği ve Dirilip Dirilmediği ile ilgili çok fazla tartışma olduğu görülüyor. İsa ve Cennet Topluluğu, çarmıha gerilmenin ve Yeniden Dirilişin İsa’nın İlahi Misyonunun kritik fasetleri olduğunu ve her iki olayın gerçekten meydana geldiğini net bir şekilde ifade ettiler. Ama maalesef, İsa’nın öğretilerinin çoğunda olduğu gibi, çarmıha gerilme ve Diriliş büyük ölçüde yanlış yorumlandı.     
İsa, bizler kötü olduğumuz ve değersiz günahkarlar olduğumuz için işkence görüp çarmıha gerilmedi, bizi kurtarmak için gaddarca davranılmak zorunda kalmadı. İsa bu deneyimden geçmek istedi, çünkü korkuya dayanan insan egolarının, o bedende oturan İlahi Varlığı yok edecek şekilde Dünyasal Bedenimizde acı çektirebilecek hiç bir şey olmadığını mükemmel ve güçlü bir şekilde göstermek istedi.
Yeniden Dirilişi sırasında, İsa karbon bazlı gezegensel bedenini 5 nci Boyutun zamansız, mekansız frekanslarına Yükselmek için gereksinim duyduğu 5 nci Boyut Kristalin bazlı Solar Işık Bedenine dönüştürdü. Mary Magdalene Dirilişinden sonra İsa’yı gördüğü zaman, İsa ona “Bana dokunma, bedenim bu dünyadan değil” dedi. Kırk gün sonra, İsa Işığın 5 nci Boyut Alemlerine ve evrim sürecinin sonraki aşamasına Yükseldi.  
İsa İnsanlık için bir arketip demirlemek istedi ve 5 nci Boyut Yeni Dünyasına ilerlerken şimdi deneyimlemekte olduğumuz Yükseliş sürecindeki hepimizin geçeceği İlahi Simyayı modellemek istedi. Ayrıca İnsanlığın su sıralar gerçekleştirme sürecinde olduğu Mesih Bilincinin geri dönüşüne yol açacak olan İlahi Sevginin Yolunu net bir şekilde gösterdi.
Paskalya Sabahı, Diriliş Alevi Dünyayı İnsanlığın daha önce dayanabildiğinden daha fazla Işıkta yıkarken, Dünyadaki her insan, her parçacık ve Yaşam dalgası, Mesih Bilincinden insan egolarımızın parçalanmış bilincine düştüğümüzden bu yana deneyimlemiş olduğumuzdan daha yüksek Işık frekanslarına Yeniden Diriltilecek. Bu, hepimizin neler olduğunun farkında olarak ve deneyimin realitesini onaylayarak yararlanabileceğimiz Kozmik Andır.
“BEN Yeniden Dirilişim ve Dünya Gezegeninin Yaşamı ve onun TÜM Yaşamı şimdi Tanrı’nın İlahi İnayeti ile tezahür ettirildi ve sürdürüldü. Ve öyledir.”   
Paskalya Sabahı tüm Yaşamı kutsayacak olan Işık Aktivitesini takiben, Elemental Krallığı Işıkta ileri fırlatacak olan çok nadir ve çok güçlü bir Kardinal Büyük Haç Hizalanması deneyimleyeceğiz. Bu olay Dünyasal Bedenlerimizde ve Dünya Ana’nın Bedenlerinde gerçekleşmekte olan İlahi Simyayı büyük ölçüde hızlandıracak. Ayrıca İnsanlık ve Elemental Krallık arasında gerçekleşmekte olan Şifa ve Bağışlamayı üssel olarak büyütecek. Bu güçlenmiş Şifa ve Bağışlama İnsanlığın eski Dünyada yanlış yarattığı illetleri aşma yeteneğini büyük ölçüde güçlendirecek.
Kardinal Büyük Haç Hizalanmasının zirvesi 22 – 23 – 24 Nisan’da Dünyayı yıkayacak. Bu Büyük Haça dahil olan Gezegenler Mars, Uranüs, Pluto ve Jüpiterdir. Bu dört Gezegen Ateş Elementini ve İnsanlığın zihinsel bedenini temsil eden Koç burcunda, Su Elementini ve İnsanlığın duygusal bedenini temsil eden Yengeç burcunda, Hava Elementini ve İnsanlığın  eterik bedenini temsil eden Terazi Burcunda ve Toprak Elementini ve İnsanlığın fiziksel bedenini temsil eden Oğlak burcunda tam olarak 13 derecede hizalanarak Büyük Haç oluşturacak.
Bu hepimizin, Dünyasal Bedenlerimiz karbon bazlı hücrelerden Kristalin bazlı Solar Işık Hücrelerine dönüşürken, dört Dünyasal Bedenimizde gerçekleşmekte olan İlahi Simyaya odaklanmamız için inanılmaz güçlü bir zaman olacak. Bunlar İsa Yeniden Dirildiği zaman onun bizim için gösterdiği 5 nci Boyut Kristalin bazlı Solar Işık Bedenleridir. Bunlar Yeni Dünyaya Yükselişimiz tamamlandığı zaman hepimizin deneyimleyeceği canlı sağlık, ebedi gençlik ve sonsuz mükemmelliği yansıtacak olan bedenlerdir.
Nisan’da deneyimleyeceğimiz son muazzam Işık akışı 28 Nisan’da gerçekleşecek olan Yeni Ay Güneş Tutulmasıdır. Bu Tutulmada, Baba – Anne Tanrımız ve Cennet Topluluğu Dünyadaki her parçacığı ve Yaşam dalgasını 2014′ün başlangıcından bu yana gerçekleşen Işık Aktivitelerinin hepsinden gelen titreşimlere dayanabildiğimiz en yüksek frekanslarda mühürleyecek. Bu İlahi İnayet Armağanı İnsanlığın ve Elemental Krallığın, insan egolarımızın eski Dünyada yaratmış olduğu uyumsuz enerjilerin derinliğine batmasını önleyecek.
Değerli Kalp, dünyaya getirdiğin olduğun Işık için ve kaderin olan İlahi Sevginin gücü olmaya istekliliğin için Tanrı SENİ Kutsasın.
Patricia Cota-Robles
(Çeviri: Saffet Güler)

0 comments:

Yorum Gönder