20 Ocak 2013 Pazar

BAŞMELEK MİKAİL - ATLANTİSTEN KALAN MİRASINIZA SAHİP ÇIKMAK

 
Sevgili Üstatlar, zihninizin gözüyle, ne ölçüde algılıyorsanız, büyük bir Işık gemisinden Yerküreyi izlediğinizi hayal edin: birlikte, Anne/Baba Tanrıyı temsil eden biz melekî Kuvvetler ve birçok evrensel Işık Varlıkları, titreşimsel kalıpları, enerji ve İlahi’nin insanlığın Yeryüzündeki ikametine hazırlık planını gerçekleştiriyoruz. Hazırlık safhasının kompleks ve girift aşamalarında, gezegenin stratejik bölgelerinde Yeryüzünün derinliklerine büyük bilinçli kristaller yerleştirildi. Her bir büyük kristalin bir kısmı Yeryüzünün yüzeyine gözcü olarak yükseldi, ve hem Anne/Baba Tanrımızdan İlahi Işık, Bilgi ve Güç alıcısı olarak işlev görüyor hem de kozmosun derinliklerine enerji ve bilgi gönderiyorlardı. 


İonlarca zaman boyunca, Yeryüzü değişimleri meydana geldi böylece kara kütleleri suların altına gömüldü, ve kıtalar yükselip şekil değiştirdi ve büyük kristallerin çoğu parçalanıp Yeryüzünün ve suların derinliklerine gömüldü. Yine de bazıları suların ve mağaraların derinliklerinde bozulmadan kaldı, ve hatta çoğu, üzeri ince bir toprak ya da bitki tabakası ile örtülü olarak yüzeye çok yakın yerlerde sizin onları keşfetmenizi ve güçlü yeteneklerini ve kadim hafızalarını kullanmanızı beklemektedirler. Onlar Yerkürenin kayıt tutucularıdır ve siz, içlerinde suskun bir şekilde yatan bilgi ve tezahür ettirme gücüne ulaşmanızı sağlayacak anahtarı taşıyorsunuz.

Atlantis’in ilk büyük çağı, Dünya gezegeninde, Tanrısal doğanızın niteliklerini, erdemlerini ve yetilerini fiziksel madde planının üzerinde kullanarak öğrendiğiniz harika bir dönemdi. Atlantik Kök Irkının bir üyesi olarak siz, güçlü kristaller yoluyla Yaratımın temel yaşam özünü oluşturma ve onu, zihinsel gücünüzü ve bilinçli niyetinizi Yüksek/Tanrısal Benliğiniz ile birlikte kullanarak birçok harika objeye dönüştürme bilgi ve yetisi ile enkarne oldunuz.
Her biriniz, Ruhunuzun Özünde, DNA’nızda ve öznel Tanrısal-zihninizde harika armağanlar, sihirsel enerji ve sınırsız evrensel bilgi ve tarih ile dolu bir hafıza taşıyorsunuz. Bugün söylenmekte olan bütün o hikayelerde ve ulaşılan kadim anılarda, sizin de orada olduğunuzu fark etmiyor musunuz?


 Belki de her zaman fiziksel formda orada bulunan siz değildiniz ancak o ruh ailenizin yakın bir üyesiydi belki de. Bir parçası olmak ya da hafızanızda yer alması için bu büyük evrensel ve dünyevi yolculuk sırasında olan her şeyi kişisel olarak deneyimlemiş olmak zorunda değilsiniz, çünkü mevcut ruh aileniz ile bir ruhsal hafıza, bir bağlantı vardır ve bu bağlantı ile onlar sizin deneyimlerinizden veri ve bilgi alırlarken onların deneyimleri de sizin hafıza deponuza aynı şekilde işlenir.
Bağlantınızın koptuğunu düşünüyorsunuz. Yalnız olduğunuzu düşünüyorsunuz. Unutmuş olduğunuz en önemli şeylerden biri, Tanrı Işınınızdan gelen güzel bir Işık akımınız var, ve o taç çakranızdan nüfuz ederek fiziksel Varlığınıza yayılıyor. 


Bu, Yaratıcıdan tekrar kendisine uzanan ve yaşam bağınız olan İlahi enerjinin sürekli titreşimidir. O olmadan asla yaşayamazsınız; var olamazsınız. Bilin ki bu Işık kolonu genişlemekte ve güçlenmektedir ki böylece daha fazla İlahi Yaşam iksiri, size ve içinize akıp bedeninize nüfuz ederken aşağıya, Yerkürenin Ruh Özüne doğru akmaktadır. Bu ince enerji, ev sahibi gezegeniniz için kritik bir öneme sahiptir çünkü bu Harika Varlık, kendi içinde denge ve uyuma dönmeye çalışırken yüzeyindeki felaketlerin şiddetini azaltmak için büyük bir mücadele vermektedir. Ve bu enerji, özellikle gezegeninizi çevreleyen aura alanının, eski, orijinal mükemmel mavi kopyasına dönüşüm ve arınma sürecinde önemli bir yere sahiptir.

Uyum ve dengeye dönüş önce kendi içinizde başlar. Birlik bilinci sizinle başlayabilir, burada ve şimdi, tam şu anda. İlk önce, birçok yaşam deneyiminiz boyunca yaratmış olduğunuz dengesiz parçalarınızı bilincinize getirip kabullenmek zorundasınız: sizi kontrol eden, aura alanınızda, çevrenizde zihinsel ve duygusal bir zindan yaratmakta olan parçalardır bunlar. Her şeyden önce, bu parçaların varlığının ve realitenize nasıl etki ettiklerinin farkına varmalısınız ve sonra bilinçli niyetiniz ile bu parçaları değiştirmek ve Sevgi/Işık enerjisi ile doldurmak için bir arzu yaratmalısınız. Olumlu çabalarınızda size yardımcı olmak için her zaman hazır ve arzuluyuz, ancak bizden bunu istemeli ve bize izin vermelisiniz ki böylece kararınızı güçlendirebilelim, dönüşümünüzü kolaylıkla ve nazikçe tamamlamanız için gereken en iyi ve hızlı yolun bilgisini size verebilelim.


Geçmişte, tutkularınız, negatif alışkanlıklarınız ve düşünce kalıplarınız üzerinde güç kazanmak için çabalayıp durdunuz. Onlara direnç gösterdiniz, onlardan nefret ettiniz ve devamlı onlar hakkında düşündünüz, ve böylece onların duygularınız, zihniniz ve yaşam kaliteniz üzerindeki kontrollerini arttırdınız. Unutmayın, birçok defa da söyledik, çünkü bu evrensel bir gerçektir, dikkatinizi ne üzerinde yoğunlaştırırsanız, ister pozitif ister negatif olsun, ona enerji verir, onu güçlendirirsiniz. Yarattığınız parçaları, onları severek, size iyi hizmet ettiklerini kabul ederek, onlar için tekrar birleşmenin ve kalbinizin güneş güç merkezinde tekrar sizin bir parçanız olmalarının, Işık ile dolarak İlahi -bilincinizin güçlü bir yüzü haline gelmelerinin zamanının geldiği fikrini yayarak özgür bırakmalısınız.


Her şeyin, belli bir seviyede, Işığı, denge ve uyumu aramakta, başlangıçta olduğu hale geri dönmek için bir çaba içinde olduğunu bilin. Yeni farkındalığın ya da genişlemiş bilincin her aşamasının, kendi özel mucizeleri ve faydaları vardır. Her kendinizi sınırlayan, acı veren eski düşünce formunu, alışkanlığı ya da içinizdeki uyumsuz enerjiyi salıverdiğinizde, dönüşüme uğrarsınız, ve maskenizin küçük ya da büyük bir parçasını koparıp atarsınız, ve bu da İlahi Benliğinizin başka bir harika yüzü ile bütünleşmenize izin verir. Böyle yaparak, yavaş yavaş yeni bir güçlenmiş “siz” yaratıyorsunuz, ve size yeni bir realite açılıyor, böylece birçok yeni kavrama, yeni yetilere ulaşabilirsiniz ve Ruhun ince nüanslarına karşı duyarlılığınız mucizevi bir şekilde etrafınızda ortaya çıkmaya başlar.


Izgara sistemini, yaşam ağını ya da her şeyin arasındaki bağlantıyı gerçekten görebilseydiniz, “Birlik” kavramı hakkında daha iyi bir anlayışa sahip olacaktınız. Izgara sistemine sahip olan sadece Yeryüzü değildir. Sizden ve size doğru, Yeryüzündeki herkesin arasında yayılan Işık akımları vardır. Bazıları güçlü, bazıları zayıftır fakat herkesle ve gezegeninizdeki ve hatta bu evrensel ifadenizdeki her şey ile aranızda bir bağlantı vardır. Bu biraz kafa karıştırıcı olabilir ve tahayyül etmeniz biraz zor olabilir, ama gerçektir. Hepinizin bir olduğunuzu söylediğimizde, bu gerçekte ne anlama gelmektedir ya da bu nasıl olabilir?


 Çünkü tüm Dünyadaki herkese ve Yeryüzüne nüfuz eden bir Işık akımı vardır. Evet, bu Işık akımlarının çoğu zayıftır, ancak her geçen gün daha fazla Işık akımı güçlenmektedir ve fark edilir titreşime ulaşmaktadır. İçinizde şu sözler yankılanmaktadır, “Evet, seni hatırlıyorum. Evet, kim olduğunu biliyorum ve daha önce birlikte olduğumuzu biliyorum. Nerede olduğunu bilmiyorum ama titreşimlerini ve enerjini hissediyor ve anımsıyorum. Ruhuma dokunuyor ve kalp tellerimin titremesine / çalmasına neden oluyorsun. Sevgi dolu Özün, artık yalnız olmadığımı gösteriyor. Kalbime hoş geldin. Yolculuğumu paylaşmanı ve benim de senin yolculuğunun bir parçası olmama izin vermeni istiyorum.”

Çok fazla şeyi, çok hızlı öğreniyorsunuz. Neye inanacağınızı bilmemeniz ve artık yeni bilgileri kabul edemediğinizi düşünmeniz zihninizi genişletmektedir. Size söylüyoruz, bu daha başlangıç. Ruhsal/insan yetişkinler haline geliyorsunuz ki eskiden dünyanın insan çocukları olarak işlev görmekteydiniz, Tanrıdan koptuğunuzu ve kaderin çarkına kapıldığınızı hissediyordunuz. Üstatlar ve ruhsal yetişkinler olarak, bu evrenin sakinleri olduğunuzu, Yıldız-tohumları olduğunuzu, Işık Savaşçıları olduğunuzu ve Yeni Çağın öncüleri olduğunuzu öğreniyorsunuz.


Çok uzun bir süre Dünya çevresinde bu güneş sisteminin ve hatta galaksinizin çevresinde karantina olduğunu duydunuz, ki bu şimdi dağılmıştır – böylece galaktik, kozmik ve Tümevrensel bilgiyi artık alabiliyorsunuz. Şimdi size eskiden bu evren çevresine yerleştirilmiş bir filtrenin olduğunu söylüyoruz. Hepimizin bütünleşik bir rol oynadığı bu evren, Yüce Yaratıcının Özünden yaratılmış olan en son/yeni evrenlerden biridir ve sonuçta Yaratımın en uç kösesinde yer alan bir evrendir.


Tümevrenin işlevi konusunda bizim bile bilgimiz ve ulaşabildiğimiz yüksek frekanslı titreşimsel enerjinin miktarı sınırlıdır. Görüyorsunuz ki yaratılan ilk evrenler en güçlü ve mükemmele en yakın olanlardır çünkü Yüce Yaratıcının Büyük Merkezi Güneşi ile çevrelenmişlerdir ve Yaratımın saf Özünü içermektedirler. Daha fazla evren, galaksi, güneş sistemi yaratıldıkça, Yaratım, Büyük Boşluktan dışarıya (ve Yüce Yaratıcıdan uzağa) doğru ötelenir, her bir yoğunluğa bölünme / kırılma her yeni yaratımın Olan Her şeyin kusursuzluğuna daha az sahip olması demektir. Fark etmelisiniz ki HEPIMIZ aşağı inmiş [elektrik gücü azaltılmış] enerji parçalarıyız, ancak Yüce Yaratıcının muhteşemliğinin bütünleşik bir parçasıyız. 


Yaratıcının adı ile yaratma emri aldı isek, bu Yaratıcının kendisini daha fazla deneyimleme arzusundan dolayı idi, Yaratıcı bize neden ne yaratacağımızı söylesin? Birlikte -yaratıcılar olarak bize ve her birinize kutsanmış bir İlahi armağan verildi. Hakkınız olarak, siz birlikte yaratıcı bir tanrısınız, ve bu dini bir saygısızlık değildir, evrensel bir gerçektir. Bu yüzden Yeryüzünde olduğunuzu anlamak zorundasınız: bu kim olduğunuzdur. Kimsenin size aksini söylemesine izin vermeyin. Unutmayın, etki ve tepki yasaları yolu ile kendi yaratımlarınızdan kendiniz sorumlusunuz.
Bu evrenin yavaş yavaş, adım adım ve seyreltilmiş temel Yasam Gücü Özünden yaratıldığını anlayın lütfen. Bazıları bu evreni düşmüş evren olarak adlandırıyor, ancak biz böyle adlandırmayı tercih etmiyoruz. 


Bu özellikle yaratılmış bir evrendir ki böylece dualiteyi ve kutupluluğu deneyimleyebilecektik. Işık spektrumu ve gölge, merkezinde Yaratıcının Işığının Hareketsiz Noktası ile tasarlanmıştı ve dualite sarkacı pozitif/negatif, eril/dişil, Işık/gölge, yin/yang arasında salınacaktı. Anlamalısınız ki bazı birlikte -yaratıcı tanrılar, mükemmele yakın yaratımlar yapmışlardır çünkü onlar da Yaratıcı tarafından verilen haklarını kullanmayı öğrenmişlerdir.
İonlarca zaman boyunca sarkaç bir uçtan diğerine dualitenin gölge ülkesine doğru salındı, ancak her zaman aynı miktardaki İlahi Işık özü ile dengelenmiştir de. Yeryüzünüzün dualitesi /kutupluluğu artık Merkeze, uygun, tasarlanmış Işık / gölge spektrumuna dönme sürecindedir. Her zaman yüksek alemlerden evrene, özellikle galaksinize ve Dünyanıza yayılmış muhteşem elçiler olmuştur.


 Çünkü Dünya, İlahi Yaratım deneyinin son safhalarının oynandığı yerdir. Daha önce de söylediğimiz gibi, Yüce Yaratıcı , Tümevrenin bütün yaratıcı süreçlerinde aktif rol oynuyor artık ve ONUN kalbinden saf, ari enerji yayılıp en küçüğünden en büyüğüne kadar KENDISININ her bir yüzünü etkilemektedir. Yaratım anlaşma yapmaz; daima-genişleyendir o, ve bu genişlemede sizin de bütünleşik bir rolünüz var. Her biriniz kendi evreninizin merkezisiniz. Birlikte -yaratıcılar olarak sizler, enerji ve niyet yayarsınız ve bunlar belli bir frekansta düşünce formları yaratır ve sizden bunlar bir sonsuzluk işareti seklinde enerji ışınları yayar. Bu titreşimler, her yöne yayılır ve bilinçli düşüncelerinizin, niyetlerinizin ve hareketlerinizin bir yansıması olan dalga formları oluşturur.

Kalp merkezli kalmayı ve koşulsuz sevgi ve dengeli / uyumlu titreşimsel kalıplar yaymayı öğrendikçe, dünyanız ve realiteniz de yavaş yavaş değişir, çünkü kendi gücünü bilen birlikte yaratıcı üstatlar olarak, Anne/Baba Tanrımızın ve Yüce Yaratıcımızın gerçek bir İlahi elçisi olarak işlev görmektesiniz. Bu belirsizlik ve büyük değişim zamanlarında, unutmayın sevgili Işık savaşçılarım, korkacak bir şey yok ama kazanılacak çok şey var. Kutsal nefesimiz, yanaklarınızı okşarken sıcaklığını hissedin, sizi sardığımız sevginin aurasını hissedin. Yakınınızdayız, uzanın ve bize dokunun. Size yanıt vereceğiz. Çok seviliyorsunuz.

BEN Başmelek Mikail.
Tercüme Semra Ekmekci

0 comments:

Yorum Gönder