24 Kasım 2012 Cumartesi

Lemurya Dünya Üzerindeki Cennet




Eğer şimdi pasifik Okyanusu denen yerin üzerini Lemurya kıtasının bir haritasıyla kaplayabilseydiniz . Hawaii Adaları'nın aslında Lemurya Dağlarının dorukları olduğunu görürdünüz..


Lemuryalılar, saf sevgi düzeyi olan beşinci-boyutsal düzeye erişmişlerdi. Onlar sevginin özünün saflığını anlamışlardı. Örneğin, onların resmi bir hükümet sistemleri yoktu, ama onlar her bir kişinin öğrenimi en yüksek potansiyeline eriştirmesini sağlayan bir kültürde yaşıyorlardı Tekamülle ilgili bilgi toplamak için konseyler kurulmuştu ve onların ilk önceliği daima tüm bilginin tüm halka yayılmasıydı.

Bu toplumun bütün temeli paylaşmaya dayanıyordu kimse bir başkasından daha iyi olmak için bilgiye sahip olmazdı eğer herhangi bir kişi tekamül yolunda geride bırakılırsa bu durum tüm tekamüle zara verici olarak görülürdü. Bundan dolayı herkesin aynı düzeye erişmesine yardım etmek bir sevgi işi haline gelmişti.

Bu spiritüel insanların zihinlerindeki hedef her şeyi Yaradan'ın titreşimine eşit olan bir titreşime yükseltmekti bu yüzden Hiçbir varlık bütünün tam desteği olmadan öğrenmeye bırakılmazdı ve bu konseylerin evrensel bilgiyi toplayıp uygun üyeler vasıtasıyla yaymalarıyla yapılırdı.

Bir konsey 12 üyeden oluşuyordu ver her birine



 yine 12 kişiden oluşan ve her bir üyeyle ilişki ve etkileşime giren bir alt-konsey atanmıştı 144 kişilik bu konseyin her bir üyesinin , sekiz kişiden oluşan ve saptanmış varlık gruplarından elde edilebilecek tüm veriyi toplamaktan sorumlu olan bir konseyi vardı Herhangi bir konseyin herhangi bir üyesinin yerine bunu isteyen bir başkası geçebilirdi sizin yerinizin tekamül etmekte olan başka biri tarafından alınması bir onurdu çünkü bu sistemin sağlam olduğunu kanıtlıyordu.

Bu düzenleme her varlığın herhangi bir pozisyonu dolduracak kadar bilgili olmasını temin ediyordu ki buda hiç kimsenin bir otorie pozisyonunda olmadığı anlamına gelliyordu bu sözde “ Yüksek Konsey” deki bir pozisyonu bırakanlar kendi yükselişleri üzerinde çalışmaya başlamalarına izin verilerek ödüllendiriliyorlardı.

Şimdi Lemuryalıların kendilerinden söz edelim




Şimdi Lemuryalıların kendilerinden söz edelim birincisi onların beyin kullanımları genellikle yüzde doksan ile doksandört oranındaydı ki bu onların kütlenin enerjiye dönüştürülüşünü anlamalarını bugünün standartlarıyla anlaşılamayacak biçimlerde yolculuk yapmalarını ve iletişim kurmalarını sağlıyordu .

Onlar tepe çakraları yoluyla pranayı soluyor ve ağızlarını genellikle nefes almak için değil yemek yemek için kullanıyorlardı. Ve sadece bir şeyi kutlamak istediklerinde yemek yiyorlardı ki o toplumda neredeyse hergün bir kutlama yapılıyordu onlar daima birşeyi kutluyorlardı böylece yemek yemek ihtiyaçtan daha çok törensel bir şeydi O toplumda şişman Ya da zayıf kimse yoktu aslında onlar nasıl olmak istediklerini seçiyor ve o görüntüyü yaratıyorlardı .

Onlar için bir ömür uzunluğu sizinkinden çok farklı olmasına rağmen Lemuryalılar istedikleri kadar uzun bir ömür sürebiliyorlardı .Sizler bir çok tipte deneyimden geçebilmek için birçok kez enkarne olursunuz oysa onlar tü bu deneyimleri tek bir ömre sıkıştırırlardı Lemuryalılar her seferinde 600 ile 700 yıl veya daha uzun yaşar ve genelde bu ömürleri üç – dört kereden fazla tekrarlanmazdı.

Onlar da sizin gibi karbon bazlımıydılar ? Onlarınkini tümüyle karbon bazlı bir beden olarak adlandıramazdınız, çünkü onlar beşinci boyutsal enerjilere sahiptiler Örneğin istedikleri zaman sadece titreşimlerini yükselterek ve düşürerek gözden kaybolabilir ve yeniden belirebilirlerdi Tekamülün bir veçhesini yeniden deneyimlemek için titreşimlerini düşürür ve sonra titreşimlerini yeniden yükseltirlerdi böylece Lemurya'da düşük titreşimli varlıklar çok azdı...

Kirael Büyük Değişim Kitabından

4 comments:

Mehmet Seyhun Güral dedi ki...

Doğrudur.

Adsız dedi ki...

adamsınız oh my get!!!!!!!!!!!!!!!!

Gülay Karaoğlu dedi ki...

yaşamlarımıza dikkat ettiğimde kendi içimizde de bir şeyler bulubiliriz. tüm dünyayı sevgiyle kuçaklıyabiliyorsak.

Unknown dedi ki...

Bir başka sitede de Lemuryalılarin şeytanı cin topluluğu olduğundan bahsediliyor.Hangisi asıl gerçek acaba?

Yorum Gönder